SİTE İÇİ ARAMA

Yanıtını Merak Ettiğiniz Soruları Bize İletmek İçin Tıklayınız...
Anahtar Sözcüğe Göre Arama Yapmak İçin Tıklayınız...
Son Eklenen 10 Soruyu Görmek İçin Tıklayınız...
Tüm Soruları Görmek İçin Tıklayınız...


Geri Dön...

İnsanların en yakın atası maymunlarsa, onlarda neden kuyruk var da bizde yok ve nasıl yok oldu?

Sorunuzun cevabını vermeden önce, maymunların insanın en yakın "atası" olduğu yaklaşımını düzeltmek isterim. İnsanlar ve maymunlar, daha doğrusu bütün "primatlar" ortak bir atadan farklı kolların evrimleşmesiyle meydana gelmiştir. Yani, maymunların insanın en yakın "atası" değil, en yakın "akrabası" olduğunu söylememiz daha doğru olacaktır.
Kuyruk bölgesi, tam anlamıyla omurgalılar ile birlikte ortaya çıkmıştır. Kuyruğun canlının hayatındaki işlevlerine baktığımızda, yaşam biçimiyle oldukça alakalı olduğunu görüyoruz. Harekette dengenin sağlanmasında, beslenmede, avlanmada, savunma ve korunmada, bazen de karşı cinsin ilgisini çekmek için kuyruk kullanılabiliyor.
Maymunlar, yüksek derecede ağaçlarda yaşamaya adapte olmuş (arboreal) canlılar. Bu açıdan bakacak olursak, kuyrukları onlar için son derece önemli. Ağaçlarda yaşam, mükemmel bir denge gerektiriyor. Bu bakımdan, dallar üzerindeki harekette kuyruk mükemmel bir denge aracı. Yavruların ebeveynler tarafından taşınması ve korunması, ağaçlar üzerine yaşamın vazgeçilmez parçalardan biri. Bunu bazı türlerde erkek, bazı türlerde ise dişiler üstlenmiş durumda. Her iki koşulda da, yavru ve ebeveynlerin temasında, yine kuyruğun avantajları ön plana çıkıyor. Farklı primat türleri, yaşam alanları ve yaşam şekillerine göre, kuyruklarını en uygun şekilde kullanmaya yönelik adaptasyonlar geliştirmiş. Örneğin örümcek maymununda (Ateles), kuyruğun tamamen beşinci bir üye olarak kullanılmaya başladığını görüyoruz.
İnsana en yakın "akraba" kabul edilen primatlar olan Pongidae (insansı maymunlar) ailesi üyelerinden goril ve şempanzeye baktığımızda, onlarda da kuyruğun indirgendiğini görüyoruz. Bu canlılarda da el başparmaklarının kısalması ve dik yürüme eğiliminin ortaya çıkışı ile birlikte, yaşam ortamı olarak ağaçlara bağımlılığın da azalışı söz konusu. Yürüme hareketinde dört üyenin birden kullanılmasından dik duruşa geçiş sürecinde kuyruk bir engel teşkil ettiği, ayrıca yaşam ortamı olarak ağaçlardan toprağa geçiş nedeniyle kuyruğun hayati öneminin büyük ölçüde yok olduğu bir gerçek. Bununla birlikte beyin hacminde artış, duyu organlarının ve el becerisinin gelişimi de dik yürüme ile birlikte ortaya çıkan diğer özellikler. Tüm bunlarla, kuyruğun üstlenmiş olduğu görevler, bir anlamda vücudun diğer bölgelerine aktarılmış oluyor. Buna bağlı olarak da, zaman içerisinde işlevini yitiren ve yeni yaşam biçiminde dezavantaj sağlayan karakterler (bu durumda kuyruk) yitiriliyor. Sistematikte Pongidae'den hemen sonra gelen insanın yaşam biçimini düşündüğümüzde de, kuyruk varlığının bize tamamen bir engel teşkil edecek oluşu kuşkusuz.
Bu arada, hayvanlarda kuyruğun işlevleri konusunda biraz daha bilgi için "Hayvanlar, işe yarayan özelliklerini koruyacak şekilde evrimleştiklerine göre neden kuyrukları var ve bu kuyruklar ne işe yarıyor?" sorusunun cevabına da bakabilirsiniz.

Deniz Candaş

Geri Dön...
Yazıcı Dostu Sayfa

E-Dergi Girişi

Kullanıcı Adı

Şifre

Copyright 2007 Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu. Her hakkı saklıdır.