Aylık arşivler: Nisan 2019

Rabbimiz’in Mutlak İradesi ve Determinizm; başka bir Özgür İrade’yle Neden Çelişmez?

Bu yazı, Felsefe ve Kelâm tarihini meşgul etmiş ve halâ da etmeye devam eden “özgür irade” problemine, bir çözüm önerisi olarak hazırlanmıştır. Geçmiş mirasa baktığımızda; insan iradesinin özgür olup – olmadığı ve mümkünse, bunun nasıllığı; mümkün değilse, nedeni hakkında, epey soru ve cevaplar üretilmiş.

Günümüze kadar verilmiş cevaplardan ayrı olarak; aklen mümkün ve muhtemel bir çözüm de, (Allahu Â’lem bis-savab) şu aşağıda vereceğimiz cevap olabilir. Ama önce, problemi özetlememiz gerekiyor. Bu da, şu gelecek iki soruya indirgenebilir:

1) Rabbimiz’in, “Mutlak ve Sonsuz ve Sınırsız Özgür İradesi” olduğu hâlde; mantıksal bir “çelişki” ve “şirk”e düşmeden, ontolojik olarak ikinci bir “Özgür İrade”nin olması mümkün mü?, Mümkünse, nasıl? Yani: İrademizin özgür olduğunu kabul etmekle; Rabbimiz’in Sonsuz İradesi’ne set çekmiş ve böylelikle “şirk”e girmiş olmaz mıyız?

2) Ayrıca: Eğer evrenin her yerinde, istisnasız “Mutlak Determinizm ve Kozalite” geçerli ve hâkimse; insan iradesinin özgürlüğü, nasıl mümkün olacak? Yani: Nedenlerin hâkim olduğu ve bu nedenleri bizim seçmeyip, sadece maruz kaldığımız bir evrende; irademizi etkileyen / etkileyebilecek nedenlerin, bu etki ve zorlama ve yönlendirmesinden, irademizin bağımsızlığı, nasıl te’min edilecek?

Rabbimiz’in Mutlak İradesi ve Determinizm; başka bir Özgür İrade’yle Neden Çelişmez? yazısına devam et

Share